eng

Kuzey Işıklarına Yolculuk << Geri Dön

Bridgestone ve Lassa markalı kış lastiklerini, Bridgestone’un İsveç’teki “Sweden Proving Ground” (SPG) tesislerinde test etmek üzere Ocak ayında  İsveç’in Vidsel kasabasına gideceğimizi öğrendiğimde aklıma ilk gelen şey kuzey ışıkları oldu. Ölmeden önce görülmesi gerekenler listelerinden düşmeyen kuzey ışıklarını dünya gözüyle görebilecek miydim?
 

Vidsel kasabasına ulaşmak için uzun bir yolculuk yapmamız gerekiyordu. Önce Stockholm Arlanda Havalimanı’ndan aktarma yaparak Lulea şehrine uçtuk. Daha sonra kara yoluyla 90 km.lik bir yolculuk sonunda Vidsel kasabasına ulaştık. Sabah 7’de +5 derecede başlayan yolculuğumuz akşam 6’da -30 derecede son buldu.
 
Vidsel, Stockholm’un 900 km. kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi içinde yer alan 533 nüfuslu küçük bir kasaba.  Bu kasabanın tek oteli ise Storforsen Hotel. Ancak kasabanın küçük olması sizi yanıltmasın, yılın her döneminde Storforsen Hotel yoğun ilgi görüyor. Otelin sunduğu imkanlar, doğa ve macera tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. (http://www.storforsen-hotell.se/)  
Otele ulaştığımızda hemen odalarımıza yerleşip misafirlerimiz için sürpriz akşam yemeği organizasyonunun hazırlıklarına başladık. İsveçliler en çok kuzey denizlerinden çıkan balıkları tüketiyorlar. Biz daha farklı bir deneyim olmasını istedik ve ilk gece için Geyik Çevirme yapmaya karar verdik. Gecemizin konsepti ise Geyik Muhabbeti… Bu arada bu tadı deneyecekler ısrarla geyiğin en lezzetli yeri olan kalbini istemeyi unutmasın :)
Gecenin sürprizlerinden biri de Kuzey Kutup Dairesi içinde, ülkemizden binlerce kilometre uzakta, yiyeceğimiz yemeğin tanıtımını Antalyalı Ali arkadaşımızın yapmasıydı. Yaklaşık 20 yıldır İsveç’te yaşayan Ali önce sunumunu İsveççe yaptı, misafirlerin şaşkın bakışları arasında sunumunu bir de İngilizce olarak gerçekleştirdi. Herkes yiyeceği yemeği gözünde canlandırmaya çalışırken birden Türkçe konuşmaya başlayan Ali geceye damgasını vurdu. Tabi bizim onca zorlukla İstanbul’dan getirdiğimiz rakı ve beyaz peynirin yarattığı mutluluk da bir başkaydı. İsveç’in yerel müzikleri eşliğinde çok keyifli bir geceydi.
Gecenin finali ise muhteşemdi. Saat 01.00, hava sıcaklığı -30 derece ve bahçede Hot Tub içinde keyif zamanı…
İkinci güne güzel bir kahvaltı ile başladık. İstanbul’dan getirdiğimiz siyah zeytin ve beyaz peynir otel personelinin bile ilgisini çekmeyi başarmıştı. Otelimize 10 dakika mesafede bulunan “Sweden Proving Ground” (SPG) tesislerine hareket ettik. Otelden ayrılırken çekilen aşağıdaki resmi gören arkadaşlarım -25 derecede t-shirt ile dolaşan kişinin ben olduğumu hemen fark edeceklerdir :)
Test merkezine geldiğimizde arabalar, çadırlar, ikramlar, toplantı salonumuz kısacası her şey hazırdı. Sıra özel hazırlanmış parkurlarda lastikleri denemeye geldi. Detaylara fazla girmeyeceğim, video size konu hakkında fikir verecektir.
 
Testimizin ardından Baltık denizinin en kuzey noktası olan Bothnia Körfezi’ne hareket ettik. Brandön şehrine ulaştığımızda kar motorsikletlerimiz (Snowmobile) hazır bir şekilde bizi bekliyordu. Buz tutmuş olan Baltık Denizi’nin üstünde kuzey ışıklarını görmek için yolculuğa hazırdık. Yolculuğumuz sırasında yine sürprizler yapmayı da ihmal etmedik.
 
Planımıza göre yolculuğa başladığımız saat güneşin batışına denk geliyordu ancak havanın bulutlu olması bütün planlarımızı alt üst etti. Halbuki etkinlikten 1 ay önce yaptığımız keşif gezisinde çektiğim fotoğrafı herkesin deneyimlemesini çok isterdim. Ellerimin donma riskine rağmen bir de video çekmiştim.
Havanın kapalı olmasına aldırış etmeden özel kıyafetlerimizi giydik ve araçlarımızın başına geldik. Grubumuz lideri Roger bize araçlar hakkında bilgi verdi, kar üzerinde araçları nasıl kullanmamız gerektiğini, ne gibi sorunlar ile karşılaşabileceğimizi anlattı. Artık 18 araçlık konvoyumuz yola çıkmaya hazırdı.
Tek sıra halinde bir öndeki aracın izlerini takip ederek donmuş Baltık Denizi’nin üstünde adaların arasından kar motorsikletleri ile ortalama 60 km/s hız ile çok keyifli bir tur gerçekleştirdik. Merak edenler için araçların maksimum ulaşabildikleri hız 110 km/s civarında… Mola noktasına geldiğimizde ise rehberimiz Roger soğuktan etkilenen grubumuza İsveç’e özel sıcak bir içecek ikram etmek istediğini söyledi. Herkes merakla kendisini izlerken hiç kimse denizin ortasında İstanbul’dan getirdiğimiz sahlepi içeceğini bilmiyordu :)
Burası tam sahlep içtiğimiz nokta :)
Dönüş yolunda bir başka deneyimi yaşamak için tekrar mola verdik.  “Ice Fishing” buzda balık avlamak için araçlarımızı park ettik ve ışıklarından faydalanarak hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Bulunduğumuz noktada buz kalınlığı 60 cm civarındaydı.

Roger yakın aralıklarla buz delme işleminin tehlike yaratacağını düşündüğü için grubu belirli aralıklarla bölmüştü. Önce buz delme işleminin nasıl yapıldığını, daha sonra oltanın nasıl kullanıldığını anlattı. Yaklaşık 45 dakika 10 grup uğraşmamıza rağmen maalesef hiçbirimiz balık avlayamadık.
 
Balık avlayamamanın burukluğu ile başlangıç noktamıza geri döndük. Sürprizlerimiz burada da devam etti. Bir başka deneyim “Dinner on ice”. Baltık Denizi’nin üzerine kurulmuş bir sami çadırı, yöresel kıyafetleriyle sami halkı, park alanından çadıra kadar size eşlik eden geyikler, çadırın ortasında yanan ateş ve muhteşem bir yemek…

 
Bütün bunlardan sonra bana soracaksınız, kuzey ışıkları ne oldu diye. Hava muhalefetinden dolayı maalesef kuzey ışıklarını göremedik ama buraya kadar gelmişiz bir fotoğraf yüklemeden olmaz dedim, hiç bozuntuya vermeden google’dan bulduğum aşağıdaki fotoğrafı paylaştım, itiraf ediyorum :)

Umarım sizin de bir gün yolunuz oralara düşer ve muhteşem kuzey ışıklarını görebilirsiniz
 
Özgür Yağcı – Etkinlik ve Bilgi İşlem Grup Koordinatörü
 
Fotoğraflar: Ercüment Şener & Özgür Yağcı