eng

Yürütme Kurulu Başkanımız Işıl Arıdağ’ın Campaign Türkiye Dergisi’nde yayınlanan yazısı << Geri Dön

Işıl Arıdağ

Ünite İletişim Yürütme Kurulu Başkanı

 

Fikir önderleri, rol modelleri, ünlüler, basın mensupları yani etkileme gücü yüksek olan isimler aracılığıyla hedef kitleleri ikna etmek, iletişim yönetiminin yıllardır vazgeçilmez disiplinlerinden biri.  Ancak teknolojinin gelişimine bağlı olarak, günümüzde bu isimler ya ‘dijital etkileyenler’e dönüşmüş ya da yeni ‘dijital etkileyenler’ hayatımıza girmiş durumda. Biraz ‘distruptive’, yani ezberbozan cinsten. Yeni mecralar, bu yeni mecraların yeni tüketicileri zaten onlara geleneksel olma şansı da vermiyor.

İletişimi yönetirken, dijital arenada henüz sınırlar ve yerleşmiş kurallar olmaması zor gibi gözükse de; başarının sırrı, marka özü ile etkileyen karakteri ortak paydada buluşturmak. Tabii burada doğru içerikle doğru mecra ve zamanda odak kitleye erişmek, etkilemek ve ikna etmek için strateji geliştirmek önemli bir uzmanlık gerektiriyor. Eğer doğru isim ile anlaşma yapılmış, karşılıklı talep ve beklentilerle iş çerçevesi net belirlenmiş ise işler kolay ve sağlıklı yürüyor. En büyük sorun ise markaların neredeyse hep aynı etkileyenler ile iş birliğini tercih etmesi. Mecra seçimini ise marka özünün gereklerine ve hedef kitlenin ilgisine göre belirlemek gerekiyor. Günümüzde Instagram ve YouTube her toplantının değişmez konusu. Videonun önemi ise tartışılmıyor bile…

Influencer’larla iş birliklerinde bütçe kısmına gelince; standart bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Ancak dijital platformların şeffaflığı ve sürekli bilgiyle beslemesi nedeniyle sağlıklı KPI belirlemek mümkün oluyor. Global mecraların erişim, etkileşim, dönüşüm oranlarıyla birlikte işin kapsamına, süresine veya münhasırlık durumuna göre bütçe belirleniyor.

Diğer bir önemli konu şu: Geleneksel veya dijital influencer’ları markanın ihtiyacına göre belirlemek en ideal çözüm olsa da veri analizi avantajı, hız faktörü ve ölçümleme imkanı nedeniyle,  günümüzde dijital influencer’lar ön plana çıkıyor.  Ancak unutmamak lazım; sorumlu ve güvenilir iletişim için sadece rakamlar yetmiyor. Dürüstlük, samimiyet ve güven en önemli unsurlar.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Eylül 2017 sayısında yayımlandı.